A+ A-

Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz oturumunda konuştu: Sorumlu Saray'da oturuyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis'te 15 Temmuz oturumunda yaptığı konuşmada "Darbe girişiminde bulunanları devletin en hassas noktalarına yerleştirenlerin hesap vermeleri sağlanmadan gerçek bir mücadele sağlanamaz" dedi.
Paylaş
instela'da paylaş
Yayınlanma tarihi: 15 Temmuz 2017 Cumartesi, 13:43

[Haber görseli]

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), FETÖ'nün bir yıl önce kalkıştığı darbe girişiminin yıl dönümünde 15 Temmuz Özel Oturumu ile açıldı. TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında açılan özel oturumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı locasından takip ediyor. Başbakan Binali Yıldırım ve Bakanlar kurulu üyelerinin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet bahçeli de parti gruplarındaki yerlerini aldı. Oturum İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte açıldı.

CHP Genel Başkanı, Erdoğan'ın da izlediği oturumda yaptığı konuşmada Adil Öksüz'ü yeniden gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu, "Bu soruyu sayın Cumhurbaşkanı dahil herkese soruyorum. Ben Adil Öksüz olayını gündeme getirdim. MİT açıklama yaptı. Bylock’a ilişkin tespitler Mayıs 2016’dan itibaren, çalışmaya konu ham verilerle birlikte adli makamlar güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlara ilgili makamlar biri sarayda oturuyor biri arkada oturuyor. FETÖ’ye operasyon için neden 15 Temmuz beklendi. Size mayıs ayında bildirmişler. Bunlar devleti ele geçirdi demişler" dedi. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirdiği darbe girişiminin birinci yıl dönümündeyiz.Darbe girişimine halkımızla birlikte direnmiş Meclis’imizin değerli mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Peygamber ocağı olarak bilinen ordumuzun terör örgütüne karşı direnmesi bizlere onur verdi. Darbe girişiminin engellenmesine canı pahasına çalışan Ömer Halisdemir şahsında şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Dünyanın en kanlı ve sinsi örgütlerinden olan FETÖ’nün darbesinin başarısız kılınması halkımızın demokrasiye sahip çıkmasıyla olmuştur. Bir daha darbe girişimiyle karşı karşıya kalmamak için iki temel koşul var. Demokrasinin geliştirilmesi ve derinleştirilmesi. Bunu 16 Temmuz 2016 günü toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda da ifade ettim. Darbe girişiminin bütün boyutlarıyla masaya yatırılması gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını sağlamaktır.

"MİT'İN ORDUYA BİLGİ VERDİĞİ AÇIKTIR" 

Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı’nın milli iradenin temsilcilerine, sizlerin arasındaki komisyon üyelerine bilgi vermesi sağlanamamıştır. Bu iki değerli bürokratın siz değerli temsilcilerin sorularına yanıt vermek yerine yazılı bilgi vermeleri kabul edilebilir değildir. Genelkurmay başkanı hangi gerekçe ve talimatla komisyona gelmeleri engellenmiştir. Bu tablo üzerinde durmamız gereken temel konudur. Pek çok karanlık noktanın aydınlanmasına ortam oluşturamamıştır. MİT Müsteşarı’nın komisyona gönderdiği yazıdan bir paragraf: ‘MİT’in daha önce dış makamlarla paylaşılan notlarda cemaatin darbe girişimi yapabileceğini ancak TSK’da istihbarat toplayamadığı için net bir istihbarata ulaşılamadığı ifade edilmiştir.’ Yeminli tutanak düzenlemiş MİT’in orduya bilgi verdiği ortaya çıkmıştır. Bu açıklama pek çok noktadan sorunludur.

"2012'DEN BERİ ADİL ÖKSÜZ BİLİNMEKTEDİR" 

2012 tarihinden itibaren Adil Öksüz’ün hava kuvvetleri imamı olduğu bilinmektedir. Adil Öksüz asker değildir. Sadece Adil Öksüz değil, Kemal Batmaz, Nurettin Çiçek asker değildir. Darbe toplantıları özel evlerde yapılmıştır. Adil Öksüz GPS cihazı ile serbest bırakılmıştır. Haydi diyelim serbest bırakıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı onu neden izlememiştir. Darbe yapılmış ama bir kişi Başbakanlık Müşaviri Adil Öksüz’ü ziyaret ediyor. Söyler misiniz? Bir kişi ortalık toz duman ama bu kişi elini sallayarak Adil Öksüz ile görüşmeye gidiyor. MİT’in verdiği bilgiler bizi tatmin etmiyor. 15 Temmuz günü darbeden bilgi var mı yok mu? O konuda da en somut bilgileri önünüze koyacağım.

Binbaşı O.K. savcılığa davet ediliyor. ‘Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta darbe olabileceğini söyledim. Darbe olabilir kelimesi kullandığımı çok iyi hatırlıyorum’ diyor. Bunlar üzerinde durulması gereken konular… Savcı ikinci kez bilgi almak ister. O.K. MİT kadrosuna alınır izin verilmez. FETÖ ara iddianamesi hazırlandı savcılar görevden alındı. Bu savcılar kimin bilgisine başvurmak istedi ve görevden alındı.

"SARAYDA OTURUYOR" 

Bu soruyu sayın Cumhurbaşkanı dahil herkese soruyorum. Ben Adil Öksüz olayını gündeme getirdim. MİT açıklama yaptı. Bylock’a ilişkin tespitler Mayıs 2016’dan itibaren, çalışmaya konu ham verilerle birlikte adli makamlar güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlara ilgili makamlar biri sarayda oturuyor biri arkada oturuyor. FETÖ’ye operasyon için neden 15 Temmuz beklendi. Size mayıs ayında bildirmişler. Bunlar devleti ele geçirdi demişler. Sayın başkan değerli milletvekilleri 250 şehidimiz 2193 gazimiz var en azından bunların anısına… Bu ayrıntıların ortaya çıkması engelleniyor. Darbe girişiminden hemen sonra üç önemli noktaya dikkat çektim. Hukuk içinde yapalım. Hızla normalleşme süreci, üç güçlü bir demokrasi yaratabiliriz demiştim. Ne yazık ki aradan geçen bir yıl içinde yapılması gerekenler yapılmamış yapılmaması gereken her şey yapılmıştır. Hukuk dışına taşmıştır. Yargıya müdahalelerle engellenmiştir. Darbe araştırma komisyonu soruşturmayı savuşturuyor. Kalıcı OHAL rejimi kurulmuştur. Darbeye karşı bombalar altında direnen meclisin yetkileri elinden alınmıştır. Darbenin siyasi ayağı ortaya çıkarmaya dönük çabaların önü kapatılmaktadır. Darbede bulunanların darbecileri destekleyenlerin devleti en hassas noktaya koyanların hesap vermesi sağlanmadan darbe ile mücadele yapılamaz. Darbenin merkez örgütü FETÖ bu güce bir günde erişmedi. Yargıda bürokraside bu çeteyi hakim güç haline getirenler teşhir edilmelidir. Devleti başka tehlikeli ittifaklardan uzak tutmak şanstır

HDP'Lİ YILDIRIM TUTUKLU EŞ BAŞKANLARI HATIRLATTI 

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım konuşmasında tutuklu bulunan eşbaşkanlarını hatırlattı. Yıldırım, şunları söyledi: 

Yıldırım şunları söyledi: "Aslında 4 Kasım öncesi ve sonrasında iktidar sahiplerinin demeçlerinde ortaya çıktığı üzere. Eş Genel Başkanlarımız bu kürsüden selamlanacak değil hitap edilecek liderlerdir. Sayın başkan değerli milletvekilleri 100. yılını tamamlayacak olan ülkemiz darbeler tarihidir. Sayısız askeri sivil siyasi yargı modern post modern darbelerle geçirmiştir. 15 Temmuz darbe girişimin öncesinde çözüm sürecinin bitirilmesiyle siyasi iktidarın girdiği muhafazakar ittifakların ekonomik sosyal siyasi diplomatik krizler yaratacağını ısrarla belirttik. 16 Temmuz’da tüm partiler tarafından hazırlanan ortak deklerasyonda ortak demokrasi vurgusu yapılmıştı. 16 Temmuz’da partimiz bu kürsüden darbelerin sadece askeri yollarla olmayabileceğini bildirdi. Darbe lütuf olarak görüldü OHAL ilan edildi. Dünya tarihinde demokratik işleyişe yönelik kravatlı darbelerde vardır. Türkiyenin son bir yılı bunlara örnektir. 20 Temmuz itibariyle OHAL ile birlikte bir darbe daha gerçekleştirdi. Eş başkanlarımız ve milletvekillerimiz tutuklandı. Belediyelerimize kayyumlar atandı. 15 Temmuz’da cesaretle darbe karşıtı yayın yapan kuruluşlar KHK zulmü ile kapatıldı. 16 Nisan referandum sonuçlarına bakıldığında bu zulmün çok da sürmeyeceği görülmektedir. Türkiye’nin yaşadığı sorunların çözümü demokrasi barış, eşitlik ve adalettir. Ne dış politikadaki iflaslar ne de insan hakları ihlalleri daha fazla baskı ile giderilemeyecek kadardır. Yaşananları 80 darbesinden biliniyor" 

MECLİS BAŞKANI KAHRAMAN'DAN HDP'Lİ YILDIRIM'A MÜDAHALE

Yıldırım'ın konuşmasının ardından TBMM Başkanı İsmail Kahraman araya girerek, "Demokratik bir hukuk sistemi içinde olan Türkiye Cumhuriyeti'nin yanlış anlaşılmaması için bu açıklamayı yapmak zorundayım. Türkiye'de bir tutusak yok esir de yok. Türkiye'de zulüm var diyemezsiniz. Bu sözler milli birlik ve bütünlüğü zedeleyen sözlerdir. Hürriyet içinde yaşamak demek sınırsız yetki sahibi olmak değildir. O zaman anarşi doğar. Artı 'Darbe duygusu devam edecek' dediniz, edemez efendim. Böyle hevesler olabilir. Bu istekler de olabilir. Türkiye büyük bir ülkedir. Bazı kulak tırmalayıcı konuşmalar hakkında açıklama yapmak istedim" dedi.

HDP'li Yıldırım ise Kahraman'a cevaben "Evrensel düşünce ve ifade özgürlüğü tam da bu sebeple vardır. Herkes sizin gibi düşünmek zorunda değildir. Konuşmamın belirli bölümlerini cımbızladınız." diyerek tepki gösterdi.

Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmasından satır başları:

Bugün 15 Temmuz 2017. Demokrasi ve Milli Birlik günü. Türkiye'nin en karanlık ve en uzun gecesini aydınlık bir sabaha dönüştüreli tam bir yıl oldu. Eğer bugün burada yeniden biraraya gelebiliyorsak bunu 250 kahraman şehidimize, 2193 kahraman gazimize ve büyük Türk milletine borçluyuz. Vatan size minnettardır.

"15 TEMMUZ ÇILGIN TÜRKLERİN TANKLARI EZDİĞİ GÜNDÜR"

15 Temmuz bu milletin düşmanına kıyameti gösterdiği gündür. 15 Temmuz iman dolu çılgın Türklerin tankları ezdiği gündür. 15 Temmuz bir işgal hareketine karşı milletin çıplak eliyle silahları erittiği gündür. 15 Temmuz dünya devletlerine bir millet nasıl olur, bir vatan nasıl korunur dersinin verildiği gündür. Korkma! diye başlayan İstiklal Marşı'mızın her satırı o gece tekrar yazıldı. O gece Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla milyonlar, milletine, bayrağına, vatanına, devletine sahip çıkmak üzere ikinci kurtuluş mücadelesini başlattı. 15 Temmuz'da ihanetin en şiddetlisini yaşadık, destanların da en güzelini yazdık.

"GAZİ BİR MİLLETE GAZİ BİR MECLİS YAKIŞIR"

İstiklalin muhakkak ki bir bedeli var. Bu bedeli bir değil, binlerce kez ödedik. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan bu günler Türkiye tarihinin utanç vesikalarıdır. Bir geceye 10 senelik bir mücadeleyi sığdırıp bu toprakların hür ve bağımsız kalacağını tüm dünyaya haykırdık. Kurtuluş Savaşı'nda ya İstiklal ya ölüm diyen bu Meclis değil miydi? 15 Temmuz'da TBMM bir kez daha aynı andı içerek verdiği bağımsızlık mücadelesiyle ikinci kez gaziliği hak etti. Gazi bir millete gazi bir Meclis yakışır. O gece bu yüce çatı bombalar altında sallanırken milletvekillerimiz hep beraber demokrasiye ve ülkemize sahip çıktı. Adeta ölümüne demokrasi nöbeti, milli irade nöbeti tuttu. Bombaların altında Meclis'i terk etmedi. Milletim de egemenliğini düşmanlara bırakmayıp o gece Meclis'ine ölümüne sahip çıktı.

"SİZ KALLEŞ OLDUKÇA BİZ KARDEŞ OLACAĞIZ"

1915'te Çanakkale'yi geçemeyenler 15 Temmuz'da İstanbul Boğazı'nı geçebileceğinizi mi zannettiniz? 1920'de işgal edemediğiniz Meclis'i işgal edeceğinizi mi zannettiniz? Siz kalleş oldukça biz kardeş olacağız. Siz hain oldukça biz daha çok kahramanlar çıkaracağız. Çanakkale'deki kahraman 15'lilerin torunları 15 Temmuz'da dedelerine nasıl da layık oldular. Türk ordusu 15 Temmuz öncesine göre şuanda daha güçlüdür. Türk ordusu aziz milletin ordusudur. Türkiye, her inançtan, mezhepten, kültürden oluşan bir devlettir.

FETÖ'nün ağzıyla konuşanlar, 15 Temmuz ruhunu hissedemeyenler, Yenikapı ruhuna layık olamayanlar ancak kontrollü ruhlarla birlikte olabilirler. Bu milletin bir evladı olmaktan gurur duyuyorum. Büyük Türk milleti önünde saygıyla bir kez daha eğiliyor, milli iradeye ölümüne sahip çıkan milletimi hürmetle, saygıyla selamlıyorum. Milleti, devleti, vatanı için canını seve seve veren bütün şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi minnetle anıyorum. Allah böyle bir karanlık geceyi bir kez daha ülkemize yaşatmasın.

Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın konuşmasından satır başları;

Demokrasi nöbeti tutan asil milletime şükranlarımı sunuyorum. Canını feda etmekte bir an olsun tereddüt etmeyen aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Yaralılarımıza, gazilerimize şifalar niyaz ediyorum. 15 Temmuz'da milletimizin yiğit evlatları meydanlara inmiş ve gözlerini kırpmadan şehadete yürümüşlerdir. Bugün Türkiye demokratik bir sistem ile yoluna devam etmektedir ve devam edecektir. 15 Temmuz bunu bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye, sosyal, laik, halk hakimiyetine dayalı bir hukuk devletidir.

"TOPYEKÜN BÜTÜN MECLİS, SÜTÇÜ İMAM'DI, NENE HATUN'DU"

15 Temmuz günü millet olarak her kurum ve kuruluşu ile başarılı bir imtihan verdik. Meclisimiz de bir imtihan verdi. Alçak darbecilere karşı burada bulunarak Meclisimizi açık tutarak milletin sesinin ne kadar gür olduğunu gösterdik. Örnek bir olağanüstü toplantı yaptık. Gece 3 partinin hazırladığı bildiriyi Meclis'te 4 partinin imzası ile ortak olarak kamuoyuna açıkladık. Hanımefendi milletvekillerinin her birinin Nene Hatun olduklarını ifade etmek isterim. Nene Hatunlar yalnız değil, Sütçü İmamlar da var. Topyekün bütün Meclis, Sütçü İmam'dı, Nene Hatun'du.

"KADERDE MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ GİYMEK DE VARMIŞ"

Ahmet Gündoğdu Bey geldi, Özgür Bey'e dedi ki, ben ceketimi sana vereyim, olur sana dedi, Özgür Bey aldı, güzel bir konuşma yaptı, "Kaderde milli görüş gömleğini giymek de varmış" dedi. Gerektiğinde bir yumruk halinde bir araya geliriz. 15 Temmuz bunun bir ispatıdır.

"MECLİS, İKİNCİ KEZ GAZİ UNVANINI ALDI"

"Meclis, ikinci kez Gazi unvanını aldı. Aziz milletimiz demokrasi nöbetlerine günlerce devam etti. Milletimiz bütünlük şuurunu dosta ve düşmana karşı sergiledi. Bunlar güzel kazanımlardır. Artık musibetlerle karşılaşmayacağız. Bir daha Türkiye darbelerle yüz yüze gelmeyecek.

AKP'li Ünal'dan Kılıçdaroğlu'na tehdit: Hoş olmayan manzaralar ortaya çıkabilir

Comment disclaimer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler